-

| 0 yorum ]


 MELİH CEVDET ANDAY (1915 – 2002)
Şiirlerinde gerçek yaşamı işler.
İlk şiirlerinde duygulardan çok akla hitap edip güzel günlere olan özlemini anlatmıştır.
Sanatlı ve süslü söyleyişlerden kaçmış, yalın bir dil kullanmıştır.
Şiir:
Garip, Rahatı Kaçan Ağaç, Telgrafname, Yan Yana, Göçebe Denizin Üstünde, Teknenin Ölümü, Kolları Bağlı Odysseus
Deneme:
Doğu – Batı, Konuşarak, Yasak, Dilimiz Üstüne Konuşmalar, Açıklığa Doğru, Paris Yazıları


| 0 yorum ]



 
ZİYA OSMAN SABA (1910 – 1957)
Yapıtları:
Şiir:
Hikâye:
Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi, Değişen İstanbul

Sebil Ve Güvercinler, Geçen Zaman, Nefes Almak
Yedi Meşalecilerin edebi anlayışına en bağlı olan şairdir.
Kadere razı olma, küçük mutluluklarla yetinme, aşk, doğa, insan sevgisi, ölüm, çocukluk özlemi, Allah'a kulluk gibi konuları işlemiştir.
Sade bir dille açık ve duru şiirler yazmıştır.
Daha çok heceyle yazmış fakat 1940'tan sonra serbest şekillerle de yazmıştır.
Hikâyelerinde anı özelliği görülür.





| 0 yorum ]



1931’de Erzincan’da doğdu. 9 Ocak 1990’da İstanbul’da yaşamını yitirdi. Asıl ismi Cemalettin Seber. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bölümü’nü bitirdi. Maliye Bakanlığı’nda müfettiş yardımcılığı ve müfettişlik görevleriyaptı. 1982’de müşavir maliye müfettişliğinden emekli oldu. Ağustos 1960’ta başladığı ve yalnızca dört sayı çıkarabildiği Papirüs dergisini, Haziran 1966-Mayıs 1970 arası 47, 1980-81 arası iki sayı daha çıkardı.

1978’de Kültür Bakanlığı’nda Kültür Yayınları Danışma Kurulu üyesi olarak da görev yaptı. Emekliliğinden sonra, yayınevlerinde danışman ve ansiklopedilerde redaktör olarak çalıştı. Birçok dergide yazıları ve şiirleri yayımlandı. Oluşum, Türkiye Yazıları, Maliye Yazıları dergileri ile Saçak dergisinin kültür-sanat bölümünü bir süre yönetti. Politika, Aydınlık ve Yeni Ulus gazeteleri ile Yazko Somut ve 2000’e Doğru dergilerinde köşe yazıları yazdı. İkinci Yeni hareketinin önde gelen şair ve kuramcılarından sayılır. Şiire lise yıllarında aruz denemeleriyle başladı. İlk şiiri “Şarkısı-Beyaz” Ocak 1953’te Mülkiye dergisinde yayınlandı.

1950′lerin başlarında gelişen ikinci yeni hareketine katılmakla birlikte, şiirde anlamsızlığı savunan görüşleri benimsemedi. Karşı çıktığı geleneğin diri değerlerinden yararlandı. Şiirde erotizmi canlandırırken, toplumsal değerlere uzak düşmedi. Şiirin “anayasaya aykırı” olduğunu, doğanın ahlakı kovduğu yerde ve yasadışı olduğunu savundu. Bu görüş onu şiirde öyküden kaçınmaya, çarpıcı, yoğun imge adacıklarından oluşan bir söz sanatına yöneltti.

Düzyazılarında sürekli yeni sorular sordu. Denemelerinde de başka sanatçılar, özellikle şairler üzerinde durmayı yeğledi. Ölümünden sonra adına bir şiir ödülü konuldu.

Eserleri
Şiir:

Üvercinka (1958)
Göçebe (1965)
Beni Öp Sonra Doğur Beni (1973)
Sevda Sözleri (Uçurumda Açan ile birlikte toplu şiirleri: 1984)
Sıcak Nal ve Güz Bitiği (1988)
Sevda Sözleri (bütün şiirleri: 1990, ö.s. 1995)

Düzyazı:
Şapkam Dolu Çiçekle (1976)
Günübirlik (1982)
Onüç Günün Mektupları (1990, ö.s. 1998)
99 Yüz (1991)
999. Gün / Üstü Kalsın (1991)
Folklor Şiire Düşman (1992)
Uzat Saçlarını Frigya (Günübirlik’in yeni basımı: 1992)
Aydınlık Yazıları / Paçal (1992)
Oluşum’da Cemal Süreya (1992)
Papirüs’ten Başyazılar (1992)
Günler (999. Gün’ün genişletilmiş basımı 1996)
Güvercin Curnatası (Cemal Süreya ile konuşmalar 1997)
Toplu Yazılar 1 (Şapkam Dolu Çiçekle ve Şiir Üzerine Yazılar 2000)

Antoloji:
Mülkiyeli Şairler
100 Aşk Şiiri

Ödülleri
1959 Yeditepe Şiir Armağanı
1966 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü
1988 Behçet Necatigil Şiir Ödülü
.

| 0 yorum ]


TİYATRO SÖZLÜĞÜ

Adapte: Yabancı bir eseri yer adları, şahıs adları, deyimleri, gelenek ve görenekleriyle yerli hayata uygulayarak çevirme; uyarlama.

Adaptasyon: Adapte etme. uyarlama.

Aksesuar: Tiyatro sahnesinde kullanılan eşya.

Aksiyon: Roman, hikâye, tiyatro vb. türlerde konuyu genişleten asıl olaylar. Genel anlamıyla hareket.

Aktör: Erkek tiyatro sanatçısı.

Aktrist: Kadın tiyatro sanatçısı.

Akustik: Tiyatro, konser salonu ve benzeri kapalı yerlerin, sesleri bozmadan yansıtabilme özelliği.

Antik tiyatro: Eski Yunan - Lâtin tiyatrosu.

Darülbedayi: İstanbul Şehir Tiyatrosunun eski ismi. 1914'te kurulmuştur.

Dekor: Tiyatroda, sahneyi eserin konusuna göre döşeyip hazırlamada kullanılan eşyanın toplu adı. Üç çeşit dekor vardır: realist dekor, şairane dekor, stilize dekor.

Diksiyon: Tiyatro ve benzeri edebiyat türlerinde dilin müzik karakterini başarı ile yaşatabilme yeteneği. Tiyatro okullarında ders olarak okutulmaktadır.

Diyalog: İki kişi arasında karşılıklı konuşma. Roman, hikâye ve tiyatroda kahramanların konuşmaları.

Döşeme: Türk Halk Edebiyatında "başlangıç" karşılığı kullanılan bir kelime.

Dramatize etmek: Bir olayı, duyguyu, düşünceyi canlandırarak anlatmak; (mec.) bir vak'ayı olduğundan daha acıklı bir şekle sokmak.

Dublör: Tiyatroda ve sinemada bir rolün yedek oyuncusu.

Entrik unsur, Entrika: Roman, hikâye ve tiyatro türlerinde, olayların okuyucuda ya da seyircide merak uyandıracak şekilde birbirine dolanması.

Epizot: Bir hikâyede asıl olaya karışan ikinci derecede önemli bir olay. Bugünkü perde karşılığı.

Fantazi pastoral: Çobanların hayatını fantazilerle süsleyerek anlatan tiyatro çeşidi

Fars (Farce): Komedinin, sanat yönü az, kaba bir türü. Çok eskiden tiyatrolarda perde arası gösterisiydi, sonra bağımsız oldu.

Fasıl: Bölüm. Tiyatroda perde karşılığı kullanılmıştır. Karagöz oyununda belli bir vak'anın  geçtiği bölüm.

Feeri: Masalların tiyatro sahnesinde dramatize edilmesinden doğma, cinlerin perilerin de rol aldığı bir tiyatro türü.

Grotesk: Gülünç, güldürücü.

Jest: Tiyatro sahnesinde, sanatçıların bütün el, kol, ayak ve benzeri beden hareketleri.

Kabare tiyatrosu: Daha çok güncel konuları iğneleyici, taşlayıcı biçimde ele alan skeçlerin oynandığı, monologların, şarkıların ve şiirlerin söylendiği küçük tiyatro.

Kanto: Tanzimat Dönemi'nde Türk sahnesinde azınlık aktristlerce bağlatılan oyunlu ve neşeli şarkılar.

Koro: Eski Yunan tiyatrosunda bir grup erkek ve kadından kurulu şarkıcılar topluluğu. Oynanan eserin konusuna da katılırlar ve eserdeki olaya karşı, toplumun duygu ve düşüncelerini temsil ederlerdi. Hayvanlar, ağaçlar, bulutlar yerine sembol olarak kullanıldıkları da olmuştur.

Kostüm: Tiyatroda sanatçıların giydiği oyuna uygun kıyafet.

Kulis: Tiyatroda, sahnenin arkasında bulunan kısım; sahne arkası.

Maket: Tiyatroda dekor taslağı.

Makyaj: Tiyatro ve sinemada sanatçıların yüzlerinde boya ve başka maddelerle yapılan tuvalet ve değişiklikler.

Mimik: Bir duygu veya düşüncenin kaş, göz. ağız, yüz hareketleriyle anlatılması.

Mizansen: Bir tiyatro eserinin sahneye konması, sahneye göre düzenlenip uygulanması.

Monolog: Tek kişinin konuşması. Tek kişilik taklitli bir komedya türü. İnsanın içinden kendisiyle konuşması.

Muhavere: Konuşma. Tiyatro, roman, hikâye, fabl, röportaj ve benzeri türlerde kahramanların konuşmaları.

Pandomim: Sessiz hareket. Sessiz hareketler, jestler,  yüz ifadeleri ve kostümler yoluyla duyguları, düşünceleri, tutkuları anlatmaya yarayan tiyatro çeşidi.

Perde: Tiyatro eserinde bir perdenin açılmasından kapanmasına kadar geçen bölüm.

Piyes: Tiyatro eseri.

Reji: Sahneye koyma ve yönetme işi.

Rejisör: Sinema ve tiyatroda, eserin sahneleninceye veya seyirci önüne çıkıncaya kadar geçirdiği her anı yöneten kimse; yönetmen.

Repertuvar: Opera, operet ve tiyatro topluluklarının bir oyun mevsiminde gösterecekleri eserlerin listesi.

Rol: Opera, operet, tiyatro ve benzeri sahne sanatlarında, oyuncuların, eser kişilerini sahnede canlandırmaları.

Rövü (revü): Tiyatroda, eserden önce gösterilen müzikli ve danslı oyun.

Sahne: Tiyatro. Tiyatro sahnesi. Tiyatro eserinde bir perdelik bölümün, dekor bakımından değişik olan küçük kısımları. Bir perdelik bölüm içinde, kişilerin girip çıkmasıyla değişen topluluk, meclis. Yapılarına göre tiyatro sahneleri şunlardır: sabit sahne, döner sahne, asansörlü sahne.

Sahne eseri: Tiyatro eseri, piyes.

Senaryo: Tiyatroda yazılı metin. Sinemada filmin konusunun yazılı şekli.

Suflör: Tiyatroda, kuliste durarak oyunculara sözlerini fısıltıyla söyleyip hatırlatan yardımcı.

Şakşak: Ona oyununda Pisekâr'ın elinde bulunan kapalı yelpazeye benzer bir gürültü aracı. Vuruşlarda ses çıkarır.

Tablo: Tiyatro eserlerinde, perdeden daha küçük bölümlerin her biri. Bir perde çeşitli lablolara bölünmüş olabilir.

Takım: Orta oyununda kişiler, rol alan bütün sanatçılar.

Temaşa: Tiyatro.

Temsil: Bir tiyatro eserinin oynanması.

Tirat: Sahnede kişilerin birbirlerine karşı söyledikleri uzun sözler.

Tirajik: Korku, sıkıntı, şiddetli heyecan veren veya korkunç, kötü, sonu ölümle neticelenen.

Trajikomik: Hem acı, hem gülünç olayların anlatıldığı tiyatro. Olaylar gülünç ama olay kahramanları acınacak hâlde verilir.

Tuluat: Tiyatro türlerinden biri. Sanatçılar, oynadıkları eserin konusuna bağlıdırlar; ama oyundaki sözleri içlerinden geldiği gibi söylerler. Yazılı esere uymak mecburiyetleri yoktur. Perdeli orta oyunu da denir.

Üç birlik kuralı: Tragedyada uyulması gerekli üç temel kural. Bu kurallar şunlardır:

1. Zaman birliği (vak'anın en çok 24 saat içinde geçmesi),

2. Yer birliği (vak'anın aynı yerde geçmesi),

3. Vak'a birliği (eserin bir tek ana vak'a çevresinde gelişmesi).

Vodvil: Bir çeşit komedi.Türkülü tiyatro.Opera-komik bundan türemiştir. Bugün konusu çok entrika, kaba-saba şakaları bulunan, söz oyunlarına ve yanlış anlamalara büyük yer ayıran, metinden çok irticale önem veren komedi türü anlamına gelmektedir.

| 0 yorum ]


MAKALE
Bir konuda düşünceyi savunmak ve kanıtlamak için yazılır.
Nesnel bir anlatımı vardır.
Gazete ve dergi yazısıdır.
ık, anlaşılır ve ciddi bir anlatım şekli vardır.
Edebiyatımızda ilk makale Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi- Şinasi.
Ayrıca Namık Kemal, Hüseyin Cahit, Ziya Gökalp bu türde eser vermiştir.

| 0 yorum ]


GÜNLÜK
Yaşananların günü gününe yazıldığı yapıtlardır.
Bu türün eski dildeki adı "Ruzname'dir"
Nurullah Ataç Günce5leriyle bu türün başarılı örneklerini vermiştir.
Suut Kemal Yetkin, Oktay Akbal bu türde eserler vermiştir.
YAŞAM ÖYKÜSÜ (BİYOGRAFİ)
Ünlü kişilerin yaşamlarının anlatıldığı yapıtlardır.
Bu türde amaç yaşam öyküsü anlatılan kişinin yaptığı önemli çalışmaları okura duyurmaktır.
Bu türün divan edebiyatındaki karşılığı 'Tezkire' dir.
Edebiyatımızda ilk tezkire Mecalisü'n Nefais- Ali Şir Nevai
ÖZYAŞAM ÖYKÜSÜ ( OTOBİYOGRAFİ)
Kişilerin kendi yaşamlarını anlattığı yapıtlardır.
ık sade bir dille yazılır.
Biyografiden ayrılan yönü kişinin, yaşamını kendisinin anlatmasıdır.
• Hasan Ali YücePin 'Hayatım' adlı eseri önemlidir.
SÖYLEV (NUTUK)
Bir topluluğa güzel düşünceler aşılamak, o topluluğu coşturmak amacıyla söylenen güzel sözlerdir.
Bu türün ilk örnekleri Yunan edebiyatında görülür.
Demosthenes, Çiçero bu türde eser veren ünlü isimlerdir.
Edebiyatımızda ise 'Söylev' adlı yapıtıyla Atatürk bu türün en güzel örneğini vermiştir.

| 0 yorum ]


OĞUZ KAĞAN'IN DUASI

ULU TANRI !

GÜZEL TANRI !

GÖK TANRI !

Sen TÜRK’Ü TÜRK yurtlarını koru !


Düşman şerrinden sakla ! TÜRK’Ü yiğitlikte daim et ! TÜRK’Ü erlik davasıyla
yaşat ! TÜRK’Ü gerçekçi yap ! TÜRK'ün gönlüne her şeyden önce, hatta kursağına
ekmek koymadan evvel TÜRK'lük sevgisini koy ! TÜRK’Ü ideal ile yaşat ve ideali
hakikat yapmaya çalışsınlar ! Törelerini canları gibi saklat ! TÜRK’E zevk ve
rahat verme ! Bilakis zahmete alıştır ! Zahmetle yürekleri, bedenleri demir
olsun ! Bu sayede onlara yüksek çalışma kudreti verirsin ! TÜRK’Ü faal, cevval
edersin. TÜRK’E değişmez bir seciye ver ! Zamanla seciyesi değişmesin, sade
tekemmülle tadilat görsün !



ULU TANRI !

Milli kuvvet, namus, ahlak, azim , sebat, ideal, TÜRKÇÜLÜK ruhu, yurtseverlik,
ilim, sanat teşkilatı, intizam, beden kuvveti ve zenginlik ile hasıl olduğundan;
TÜRK’E bunları ver ! TÜRK'ten hırsız, namussuz türerse hemen kahret ! TÜRK’E
benlik, hem de yüksek bir benlik ver ! TÜRK nefsine itimat sahibi olsun ! TÜRK’Ü
muhakemeli, ciddi adam olarak yarat ! Hissiyatına kapılıp, öfke ile ayaklanmasın
! Birden barut gibi parlamasın ! Daima soğuk kanlı olsun ! TÜRK’Ü her milletten
cesur yarat ! Öç almayı TÜRK asla unutmasın !


ULU TANRI !

Namussuz bir tek TÜRK yaratacağına, dünyayı yık daha iyi ! Ne kadar korkak TÜRK
varsa hepsini helak et ! TÜRK her şeyi mukayese etsin ! Yalnız akıl ve mantık
denen şeylere bırakma onu ! Sabırlı, derde dayanıklı olsun ! İradesi çelik gibi
olsun ! Dönek TÜRK yaratma ! TÜRK'leri maymun iştahlı yapma ! TÜRK daima
ihtiyatla adım atsın ! Kimsenin tatlı diline inanmasın ! Kimseye emniyet olmasın
! Çalışma zekadan üstün bir kıymet olduğundan, TANRI, sen TÜRK’Ü çalışkan et !
TÜRK’ÜN ömrü çalışma ile geçsin ! Ona daima çalışma aşkı ver ! Hele elbirliği
ile çalışmayı alet etsin ! Tembel TÜRK’Ü hemen öldür ! TÜRK’E her milletinkinden
üstün zeka ver ! Zeka ve çalışma ; ikisi bir arada olunca TÜRK'ün önünde
durulmaz ! Milli büyüklüğün tek şartı yüksek ideal, buna alışmak için de yüksek
ahlak, fedakarlık ve sebat lazım olduğundan TÜRK'leri ahlaklı, sebatlı ve fedai
kıl ! TANRI , TÜRK'leri sen kendi elinle birleştir ve her şeyden evvel ruhları
birleşsin ! Onları tek bir kafa gibi birleştirici kültür sahibi et ! TÜRK’Ü
töresine sadık kıl, Tanrı ! TÜRK budunu : Biliniz ki atalar töresi asırların
tecrübesi ile husule gelmiş büyük bir hikmettir. Tanrı beni töreye dokunmaktan
ve dokundurmaktan sakladı ve saklasın! 




ULU TANRI !

Türk milletini lafçı değil, elinden iş gelir insanlar et ! Bir şey söylemek
vazife yapmak değildir. Onu fiilen yapmak ve yaptırmanın vazife olduğunu
beyinlere sok !




GÜZEL TANRI !


Sana hepsinden çok yalvardığım şudur : TÜRK’Ü dalkavukluktan kurtar !
Dalkavukluk ve emsali vasıtalara zengin olmaktan koru ! TÜRK’E kötü para hırsı
verme ! Dalkavukları yok et 


AMAN TANRI !

TÜRK aile, töre ve disiplinini her şeyden evvel koru ! TÜRK toprağında hürler
yaşasın. Adaletten başka bir şey hüküm sürmesin ! Sen TÜRK’E tabii şeylere
tabiata karşı sevgi ver ! TÜRK yurdunda yoksulluk o kadar azalsın ki fakirlik
suç sayılsın !

ACUNU ( DÜNYAYI ) YARATAN YÜCE TANRI !

TÜRK’E insaniyetten evvel TÜRK milletini düşündür. İnsanların insaniyet
dedikleri şey, göz boyamak için icat edilmiş bir boyadır. İnsaniyet maskesi
taşıyan öyle milletler vardır ki maskelerinin altında canavarlar yaşar.
İnsaniyeti gören olmadı. TANRI , TÜRK’E sağlam, sürekli irade ver ! Güçlüklerde,
sabrını, tahammülünü aynı zamanda gayretini arttır ! Ona esas seciye olarak
vazife muhabbeti ve mesuliyet duygusu ver ! Mesuliyeti TÜRK yurdundan eksik etme
! En büyük kuvvetin TÜRKLÜK asi olduğunu TÜRK’E öğret !



AMAN TANRI !


TÜRKÇE konuşulan, TÜRK’E yurtluk etmiş olan yerleri kıyamete kadar TÜRK’ÜN
hükmü altında bırak !




TANRI TÜRKÜ KORUSUN!

AMİN!!!